Kayıtlar

Dünya Siyasetinin Başlangıcı, Bugünü Ve Geleceği

Resim
                                Dünyanın tarihini yazılı Sümer metinlerinden öğrenmeye başladığımız zamandan itibaren, yönetim biçimleri hakkında da bilgiler edinmeye başladık. Toplulukların oluşmaya başladığı ilk günden itibaren insan yönetilmeye ve yönetmeye büyük bir önem vermiştir. Toplulukların oluşmaya başladığı bugün bildiğimiz aile kavramının daha kabul edilmediği komün hayatında kadının sınıfsal özelliklerinin etkili olmadığı dönemlerde dahi topluluğu yönetmek adına birçok mücadelenin varlığından haberdarız. Toplulukların yerleşik hayata geçmesi ile başlayan polis devletlerinin de yönetilmesi ile başlayan toplumsal liderlik kavramı ve yönetim şekilleri icat edilegelmiştir. İlk çağlarda liderlik inanç (din) ve ritüeller üzerinden kabul görmüş ve toplumsal inanışların öncülüğünde liderler aynı zamanda tanrılaşarak tüm yetkiyi ellerinde toplamışlardır. Ancak...

Yeni Milliyetçilik Tanımı, Siyasal Evrimleşmesi ve Birleştirici Rolü

Resim
        17. yüzyılda başlayan milliyetçilik hareketleri 18 yy’da Fransa da yaygınlaşmış ve imparatorlukların yıkılması ile kurulan ulus devletlerin varlıklarını tanımlamak için ürettikleri “millet kavramının” içerisinde bir yol olarak ortaya çıkmıştır. 19 yy’da bu kavramın gelişmesi, dünyanın yaşadığı 2 dünya savaşına rağmen gelişmesini sürdürmüş, küreselleşen dünyanın ekonomik birlikteliği dahi bu akımı sonlandıramamıştır. Özellikle 1950’ lerden sonra millet ve milliyetçilik kavramının değişime uğradığını görüyoruz. Yaşanan savaşların sonucunda dünya nüfusunun %45 i yok olmuştur, nüfusun azalması, sanayileşmede ki yeni dönemin hızı devletlerin birbirileri üzerindeki insan geçirgenliğinin daha kabul edilebilir seviyeye gelmesine sebep oldu. Fransa ve Almanya gibi milliyetçilik kavramının doğduğu ulus devletlerin bile dönem itibari ile değişik milletlerden insanların kendi toplumlarında yaşamasına gösterdikleri toleransın evrimleşmenin gerçekçiliğini gö...

Dünyada Göç Stratejileri Ve Sömürgenin Evrimleşmesi

Resim
                 Dünyanın yaşı itibari ile insan nüfusu hızlı bir artış göstermemiştir. Bu sayısal değerler dikkate alındığında belli başlı sebepler ön plana çıkar. Savaşlar, hastalıklar ve üreme hızı ve hayatta kalma süresi gibi insan nüfusunun artmasını engelleyen birden çok etkiler görülmüştür. İlk yazılı kayıtlardan öğrendiğimiz üzere sömürge ve göç Sümerliler ’in, Asurluları kendi topraklarında bedensel olarak çalışmaları için gerçekleşmiştir. Hepimizin bildiği gibi tarihteki en önemli göç dalgalarından biri Roma İmparatorluğunu yıkan Hun imparatorluğunun istila amacıyla Avrupa’ya doğru ilerlemesinden kaynaklı; önüne kattığı toplumların hareket etmesi ile yaşanmıştır. Bütün bu göç dalgalarının sebepleri gibi sonuçları da incelenmiş ve günümüzde bir çok kaynakta yer almıştır. Dünya nüfusunun her şeye rağmen bu olaylarda dahi dengede kalmış olmasının nedenleri insan faktörüne bağlı olduğu gerçeği ile açıklanabilir. Ancak dün...

“Küreselleşme,Ulusal Güvenlik Ve Güvenlik Üreten Demokrasi Kavramı”

Resim
    Küreselleşme, sosyal bilimler alanındaki en tartışmalı konulardan biridir. Genel olarak küreselleşme kendini sınır ötesi meta, insan, bilgi, para, kültür akışı olarak tanımlamaktadır ve yine bu akışlardan beslenerek devam etmektedir. Küreselleşme sürecini belirleyen dört temel özellik vardır. Birincisi, küreselleşme geleneksel, siyasi, kültürel ve coğrafi sınırları giderek aşan yeni toplumsal ağların oluşturulmasını ve mevcut olanların çoğaltılmasını içermektedir.Küreselleşmenin ikinci ve herkes tarafından kabul edilen özelliği ise, toplumsal ilişkilerin ve karşılıklı bağımlılığın giderek yaygınlaşması ve artmasıdır. Üçüncü özellik ise, toplumsal olayların ve faaliyetlerin yoğunlaşarak ivme kazanmasıdır. Bu süreçte “yerel” ve “küresel” iç içe geçmiştir. Küreselleşme sürecini belirleyen dördüncü özelliğe göre; karşılıklı toplumsal bağımlılık sadece ekonomik olarak meydana gelmemektedir. küreselleşme sürecinde insanlar kendilerini küresel bir bütünün parçası olarak görmeye b...