BİR ZAMANLAR BİZDE NE MİLLETMİŞİZ/ GELMİŞİZ DÜNYAYA MİLLET NEDİR ÖĞRETMİŞİZ.
İsimlerin Ötesinde Bir Ruh, İstiklal ve İdeal Arayışı… "Bir zamanlar biz de ne milletmişiz / Gelmişiz dünyaya millet nedir öğretmişiz!" İstiklal Şairimiz Mehmet Âkif Ersoy, yüzyılın başındaki o büyük fırtınanın ortasında, adeta bir feryat gibi yükselen bu dizeleri kağıda döktüğünde, sadece geçmişe duyulan melankolik bir özlemi haykırmıyordu. O, bir arada kalmanın, ortak bir kaderi paylaşmanın ve sömürgeci dalgaya karşı etle kemik gibi kenetlenmenin kodlarını hatırlatıyordu. Bugün gelinen noktada ise meydanlarda, billboardlarda ve siyasi arenalarda bambaşka bir tartışmanın içindeyiz. "Türk milleti" mi, "Türkiye" mi, "Türkiye milleti" mi? Kavramlar yer değiştiriyor, reklam kampanyalarıyla toplum mühendisliği projeleri yürütülüyor. Kapsayıcılık adına "Türk" ifadesini esnetip coğrafi bir terim olan "Türkiye"yi ikame etmeye çalışmak, meseleyi sosyolojik derinliğinden koparıp kelimelerin sözlük anlamlarına indirgeme riskini taşıyo...