Kayıtlar

ZAMANI AYDINLATAN MİRAS; Londra’nın Kadim Işıkları ve Anadolu’nun Kayıp Hafızası

Resim
​ Zamanı Aydınlatan Miras: Londra’nın Kadim Işıkları ve Anadolu’nun Kayıp Hafızası Modern şehirler, gökyüzüne uzanan beton ve cam kulelerin gölgesinde şekillenirken, genellikle geleceğe odaklanır. Ancak bir şehrin gerçek gelişmişlik düzeyi, sadece ne kadar yükseğe inşaat yapabildiğiyle değil, geçmişin birikimini ve insan ölçeğini ne kadar koruyabildiğiyle ölçülür. İşte bu dengenin en felsefi ve hukuki örneklerinden biri, Londra’nın dar sokaklarında karşımıza çıkan asırlık bir tabelada gizlidir:  "Ancient Lights" (Kadim Işıklar). İlk bakışta basit bir mülkiyet kuralı gibi görünen bu yasa, aslında şehir kültürünün en rafine dönemlerinde geçmişin birikimine sahip çıkan köklü bir kültürel mirastır. Peki, bu batılı koruma felsefesinin karşısında, binlerce yıllık şehirleşme tarihine sahip kendi topraklarımıza baktığımızda ne görüyoruz? Işığın Hukuku 19. yüzyılın başlarında kabul edilen  1832 reçete yasası , Londra'ya çok net bir kural getirdi: Eğer bir pencereden içeri 20 yıl b...

Anadolu’nun İnanç ve Siyaset Haritası: Osmanlı-Safevi Rekabeti, Kürt Mirleri ve Tarikatların Yükselişi

Resim
​ Anadolu toprakları, yüzyıllar boyunca sadece orduların değil, aynı zamanda ideolojilerin ve mezheplerin de en çetin çarpışma sahası oldu. 16. yüzyılın başında yaşanan Osmanlı-Safevi rekabeti, coğrafyanın yalnızca siyasi sınırlarını değiştirmekle kalmadı; bölgenin demografisini, yönetim biçimini ve toplumsal omurgasını da kökten dönüştürdü. Şii ve Sünni dünyalarının bu devasa mücadelesi, günümüz Doğu ve Güneydoğu Anadolu sosyolojisinin temel taşlarını döşeyen uzun soluklu bir sürecin kapısını araladı. Kutuplaşan İnançlar: Şii-Sünni Mücadelesi ve Demografik Kırılma Şah İsmail’in 1501 yılında Safevi Devleti’ni kurup Şiiliği resmi mezhep ilan etmesi, Anadolu coğrafyasında jeopolitik bir deprem etkisi yarattı. Bu hamle, salt bir dini dönüşüm olmanın ötesinde, Osmanlı’nın toprak bütünlüğüne yönelik en büyük varoluşsal tehditti. Yaşanan bu büyük kırılma, Anadolu’da yüzyıllardır süren nüfus dengelerini altüst eden devasa bir demografik değişimi tetikledi. Anadolu’da yaşayan ve merkezi Osmanl...

AKLIN UYKUSU ve TOPLUMSAL ÇÖKÜŞ Goya'dan Günümüze Cehaletin Anatomisi

Resim
​ İspanyol ressam Francisco Goya’nın 1799 yılında tamamladığı  Los Caprichos serisinin 43. gravürü olan "Aklın uykusu canavarlar yaratır" (El sueño de la razón produce monstruos), sanat tarihinin en güçlü felsefi manifestolarından biridir. 18. yüzyıl sonu İspanyası’nın Engizisyon baskısı, batıl inançlar ve toplumsal yozlaşma ile boğuştuğu bir dönemde üretilen bu eser, yalnızca bir dönemin değil, insanlık tarihinin zamansız bir gerçeğini yüzümüze vurur. Gravür, insan zihninin ve toplumların rasyonel düşünceden uzaklaştığında içine düşeceği karanlığı simgeler. Bu yazıda, Goya’nın başyapıtı üzerinden aklın devre dışı kaldığı anlarda bireysel ve toplumsal düzlemde üretilen "canavarlar", İslam düşünce tarihindeki taklitçilik krizi ve Kur'an-ı Kerim'in fıkıh ile kelam üzerinden modern çağın ihtiyaçlarına göre yeniden uyarlanması gereken dinamik yapısını masaya yatırıyoruz. 🦉 Sembollerin Dili ve Psikolojik Çözümleme Eserde, çalışma masasına kapanıp uyuyakalan bir ...

TOPLUMSAL UZLAŞI VE GERÇEK YALANLAR.

Resim
​ Günümüz yaşanmışlıklarından yola çıkarsak her saati farklı yaşadığımız bir gündemi takip ve idrak etmemiz gerçekten zor. Bu nedenle olaylara bakış açılarımız da inanılmaz değişken ve karmaşık. Zira gündemin bazı maddeleri tüm hayatını ve fikirlerini inşa ettiği mecradan çok farklı yerlere savuruyor insanlarımızı. Toplumsal dağınıklık sanki 72 fırkaya bölünmüş gibi günümüzde. Bu o kadar büyük bir sosyolojik sorunu beraberinde getiriyor ki bu durumu analiz etmek için toplumdan ve gündemlerinden sıyrılıp bir duvarın üzerinde ya da bir ağaç altında derin düşünceler içerisinde dingin bir akla ihtiyaç duyuyoruz. Bugün dünyanın en hengameli coğrafyasında krizleri izlemek yerine,toplumsal uzlaşımızın merkezinde olması gereken milli değerlerin vatan sevgisine olan yoğunluğun ve değerlerimize sahip çıkmak noktasındaki farkındalığımıza dikkatimizi veremiyoruz. Bunun yerine salı ve çarşamba günleri grup toplantıları üzerinden haftalık gündeminizi oluşturacak 30’ar dk lık “propaganda “ yayınını b...

Devlet Aklı, Siyasetin Pragmatizmi ve Vatandaşın Yaralı Vicdanı

Resim
​ Demokratik sistemlerin en büyük vaadi, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması ve siyasi mekanizmaların halkın rızasıyla şekillenmesidir. Ancak teoride kusursuz görünen bu işleyiş, pratik siyasette çoğunlukla derin krizlerle sınanır. Son dönemde Türkiye gündemini sarsan "Terörsüz Türkiye" söylemleri ve geçmişin tüm kırmızı çizgilerini bir günde silen radikal politika değişiklikleri, tam da bu krizin merkezini işaret ediyor:   Devlet aklı ile vatandaşın vicdanı artık aynı dilde konuşmuyor. Peki, dün en büyük tehdit olarak kodlanan aktörlerin bugün "çözüm koordinatörü" veya muhatap olarak sunulmasının arkasında ne yatıyor? Daha da önemlisi, bu ani eksen kayması karşısında seçmenin gösterdiği isyan, demokratik bir haktan öte ne anlam taşıyor? 1. Masadaki İki Farklı Refleks: Devletin Pragmatizmi vs. Vatandaşın Hafızası Devlet, doğası gereği yapısal, uzun vadeli ve soğukkanlı kararlar alan bir mekanizmadır. Güvenlik doktrinleri, Ortadoğu’daki bölgesel jeopoliti...

YENİ NESİL MİLLİYETÇİLİK VE ULUS KAVRAMINDAKİ EKSEN KAYMASI.

Resim
Günümüzde milliyetçilik ve yeni nesil ulus kavramı arasındaki ilişkiyi, özellikle dijitalleşen ve küreselleşen dünyada şu üç ana başlık üzerinden okuyabiliriz: 1. "Yurttaşlık" Odaklı Yeni Milliyetçilik Yeni nesil, milliyetçiliği sadece etnik bir köken değil, modern bir  "yaşam tarzı savunması"  olarak görmeye başladı. Artık ulus kavramı; hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve ekonomik refah gibi değerlerle harmanlanıyor. Yani genç kuşak için  milliyetçilik, ülkesini sadece sevmek değil, onu "yaşanabilir ve rekabetçi bir marka" haline getirme arzusuna dönüşüyor. 2. Dijital Vatan ve Kültürel Korumacılık Sınırların dijital ortamda silinmesi, yeni bir "kültürel savunma" refleksi doğurdu. Yeni nesil ulus anlayışında milliyetçilik; yerli üretimi (teknoloji, oyun, sanat) desteklemek ve küresel popüler kültürün içinde kendi kimliğini koruyarak var olma çabasıdır. Bu durum, milliyetçiliği daha dinamik ve dışa dönük bir hale getiriyor. 3. "Anayasal Yur...